Stres sadece bireylerin değil, aile yaşamının da bir kaçınılmaz parçasıdır. Aileler de çeşitli stres yükleyicileri ile karşılaşmakta ve bunlarla baş etmekte zaman zaman zorlanabilmektedirler. Bir ailenin karşılaşabileceği stres yükleyiciler geçmiş aile yaşantılarından gelen konular olabileceği gibi şu anki günlük hayatları, çalışma hayatları, ebeveynlerin ya da çocukların geçirmekte oldukları yaşam evrelerinden kaynaklı da olabilir.

Aileler üzerinde stres yaratan yaşantılar kimi zaman öngörülebilirken, kimi zaman da beklenmedik bir şekilde karşımıza çıkabilmektedir. Örneğin çocukların okula başlaması, yoğun iş temposu nedeniyle çiftlerin birbirine yeterince zaman ayıramaması veya taşınma gibi olgular aileler tarafından öngörülebilir ve bu nedenle baş etme stratejileri geliştirirken planlı davranabilir, hızlı ve etkili davranışlar sergileyebilirler.

Beklenmeyen stres yükleyiciler ise ailenin kontrolü dışında gelişen tesadüfi olaylar, kriz ya da fiziksel veya psikolojik travma yaratan durumlar olabilmektedir. Örneğin ailede yaşanan ani bir hastalık ya da kayıp durumu, aile bireylerinden birinin işsiz kalması, trafik kazası, hatta deprem ya da başka bir doğal afet gibi travmatik bir yaşantı ve etkilerinin ile üstesinden gelmek ise aileler için oldukça zorlayıcı olabilmekte ve ailenin işlevselliğini sürdürmesini olumsuz yönde etkilemektedir.

Araştırmalar, öngörülebilir olsun ya da olmasın, stres yükleyiciler ile baş etme becerileri yüksek ailelerin bir takım ortak özellikleri olduğunu göstermektedir. Bu özellikler genel hatlarıyla, aşağıda değinilen alanlarda gösterilen yüksek beceriler olarak sıralanabilir:

  • Stres yaratan durumu doğru tanımlamak
  • Yaşanan zorluğu sadece bir aile bireyine ait olarak değil, tüm ailenin sorunu olarak benimsemek
  • Suçlayıcı bir yaklaşımdan ziyade çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemek
  • Aile içinde birbirine sevgi, anlayış ve bağlılık göstermek
  • Aile bireyleri arasında açık ve güvene dayalı bir iletişim kurmak ve sürdürmek
  • Gerekli durumlarda aile içi rollerde ve görev dağılımında esneklik sağlamak
  • Yaşanan stresli durumun geçici ya da dönemsel olduğunu düşünmek
  • Stresli durum aşıldıktan sonra küçük zafer kutlamaları yapmak

Görüldüğü gibi, aile, hazırlıklı olabilsin ya da olamasın, stresli yaşantı sürecine, hayatın akışında karşılaşılması doğal ancak geçici bir durum olarak yaklaştığında söz konusu durumla baş etmek kolaylaşabilmektedir. Aile içinde benimsenen açık iletişim ve bireylerin birbirlerini destekleyici bir tutumları, ‘biz bunun üstesinden birlikte geliriz’ yaklaşımı, stresli yaşantıların minimum hasar ile aşılması için işe yarayan bir yöntem olmaktadır. Bu yöntem sayesinde zorlu süreçlerin hem tek tek aile bireyleri için, hem de ailenin bütünü için güçlendirici ve gelişimle sonuçlanan bir başarı hikayesi olarak deneyimlenmesi mümkün olmaktadır.

Uzm. Psikolog Emel Yorgancıgil, Aile ve Çift Danışmanı