Dr. Yeşim Koz, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Azerbaycan’a giderek dermatoloji eğitimi almış. Çin Pekin Üniversitesi’nde ise akupunktur eğitimi almış. Daha sonra bu eğitimlerine, Gazi Üniversitesi’nden almış olduğu akupunktur eğitimini de ilave eden Koz, yaklaşık 2000 yılından beri yaptığı akupunktur tedavisi ile hastaların yüzünü güldürmekte. Akupunktur  tedavisini   “Akupunktur bir denge tedavisidir. Biz bozulan dengeyi tedaviyi ediyoruz. Yaptığımız şey bu.”  sözleriyle tanımlayan Koz, sorularımızı samimiyetle yanıtladı.

Akupunktura gönül vermiş bir doktorsunuz. Bu bağlamda akupunkturu nasıl tanımlarsınız?

Akupunktur oldukça karmaşık ve bazı insanlar için anlaşılması ve kabul edilmesi zor olabilir. Bunun nedeni;  evrendeki değişim dahil, her şeyin birbirine bağlı olduğuna dayanmaktadır. Vücudun bir bölümünde olan  olumsuzluğu etkiler. Zihin ve beden ayrı olarak değil enerjik bir sistemin parçası olarak görülebilir. Akupunktur hastaların sağlığını kazanması ve sürdürebilmesi için de yardımcı bir yöntem. Vücudun, kendi içindeki eczaneyi kullanmasına yardım eden bir yöntem. Doğru kullanıldığı zaman vücudun neler yapabileceğine inanamazsınız. Vücut benzerine daha ulaşılamayan bir bilgisayardır. Akupunkturla vücudumuzu kodluyoruz.

Fiziksel sağlık sorunlarının temelinde  kişinin duygusal yapısının etkili olduğu söylenmekte. Bu görüş  sizce de doğru mu?     

Fiziksel sağlık sorunları bir kişinin duygusal durumuyla bağlantılıdır. Duyguları;öfke sevinç korku,kaygı endişe ve üzüntü diye kategorilere ayırmak mümkündür.Kaygı insanın aşırı enerjiye sahip olmasıdır. Uykusuzluk, aşırı düşünme, aşırı endişe gibi. Bu durumda uyku geliştirmek, endişeyi azaltmak hastanın enerjisini yeniden dağıtmak için iğneler yapılır. Depresyonda vücudun enerjisi durgun olarak tanımlanır. Bu durgunluk odaklanamama, melankoli, öfke, yorgunluk gibi dengesizlik yaratabilir. Akupunktur enerjinin daha verimli hareket etmesini sağlar. Buda organ sistemlerini dengede tutarak hemostaz yaratarak konuyu ele alır. Burada amaç dengeli enerji yaratarak kişinin stres ve duygularını yönetmesi için donatmak ve daha huzurlu bir his vermesini sağlamaktır.

 “Akupunkturun Qi enerji blokajını çözülmesi” diye bilinen bir söylem var. Qi nedir ?

Akupunkturun Qi dediğimiz enerji blokajını çözmesi ve Qi nin aklını teşvik etmesi tüm ağrılar için gerekiyor. İnsan zihninin  ve bedeninin işleyişini hayati bir güç veya enerji olarak düşünebiliriz. Qi akışında dengesizlik hastalığa neden olur. Kas gerilimini kontrol edebilmesi voltaj düzenleme etkisi yani analjezik etki olarak açıklamak mümkündür. Kan akışını etkiliyor olması nöroloji etki olarak rol oynamaktadır. Burada bütüncül terapiden bahsediyoruz yani sadece bozukluğu odaklanmaksızın  gerilim gevşeme harmonik akış birbirini izler. Vücut kendi içinde, dengesini  bulmasını sağlamaktadır

Akupunktur  ile tedaviyi en yalın biçimiyle nasıl tanımlamak istersiniz?
Vücudumuzu kuvvetli su akan bir nehir gibi düşünmek lazım. Bir ağaç nehrin ortasına düşerse; nehrin altında üstünde tahrip oluşturur. İşte kötü beslenme, stres ve fiziksel bir travma nehre düşen ağaç gibidir. Akupunktur ise ağacı kaldırmaya ve enerjiyi geri yüklemeye çalışır. Anksiyete ve depresyon için eşsiz bir tedavi şeklidir. Şifa süresi hastalığın süresine  ve semptomların ciddiyetine bağlıdır.

Ağırlıklı hangi hastalıklarda akupunktur  tedavisine cevap alınabilmekte?                                   

Migren ve diğer baş ağrıların da etkili bir yöntemdir. Migren de genellikle bir aile öyküsü vardır. Duygusal ve fiziksel stres uyku eksikliği, öğün atlama, özel gıdalar, alkollü içecekler menstration ağrıyı tetikler. Dış faktörler veya  iç faktörler dengeyi bozar ve baş ağrılarına neden olur. Dış faktörlerden biri rüzgardır. Bunun vücuttan uzaklaştırılması,  iç patojenlerden ise menstration  ilgili sorun tedavi edilerek bir yöntem izlenir.

Osteoartrit gibi eklem problemlerinde de cevap alınabilmekte.  Osteoartrit gibi eklem problemlerinde aşırı basınç ortak aşınmaya yol açmakta, bu durum kan, lenf, sıvı ve tüm hücreler arasında dolaşım ve kalitesine bağlıdır. Bu iyi ise elastikiyet ve esneklik  iyidir. Kan ve lenf sisteminin beslenmesi açısından kalitesiz ise eklem alanı ve çevresinde zararlı maddeler birikerek Osteoartrit gelişmesinde önemli rol oynar. Bağışıklık sisteminin eklemlerde saldırmasına yol açan otoimmün hastalık ( Romatoid Artrit)  için akupunktur  bağışıklık sistemini etkileyen farklı noktaları kullanarak lenf ve kan dolaşımını arttırarak benzeri hastalıkları da tedavi edebilmekteyiz.

Ancak bilinmelidir ki tüm hastalıkların başı tabi ki yanlış beslenmedir. Bu nedenle sorun ne olursa olsun önce beslenme düzeni ayarlamak kilo varsa kilo vermek yanlış alışkanlıklar varsa onları hayatımızdan çıkarmak gerekir. Bunun için de akupunktur denge tedavisi özellikle de kulak akupunkturu denge için muhteşem bir yöntem. Özellikle beslenme alışkanlığında vücudun doğru şeyleri istemesini sağlamak, yanlış besini tercih etmemesi için denge tedavisi yapmak yaşam şeklimizi, beslenme niteliğini değiştirmek için kulak akupunkturunu dikkate almak yaşantımıza kalite katacaktır.

Gebelerde akupunktur kullanılıyor mu? Kullanılıyorsa ağırlıklı hangi şikâyetlerle geliniyor?
İlk 3 aylık dönemde bulantı kusma için ziyaret edilir. Burada müdahaleyi kulak akupunkturu olarak yaparız.  Diğer geliş nedenleri ise yorgunluk kaygı ve strestir. Bu gebelikte erken konfor  oluşturmak bebeğin büyümesi için besin tedarik ederken vücudun sağlıklı olmasını sağlar. Bu anneye vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar.
Bunun dışında emzirmeye teşvik etmek ve süt arttırmak için, mastit  ve benzeri problemler içinde doğum sonrası akupunktur uygulanabilir.   1970 sonlarından beri Dünya Sağlık Örgütü akupunktur ile nöromuskuler, duygusal, psikolojik bozukluklar, dolaşım bozuklukları, alkol, nikotin ve ilaç bağımlılığı, solunum bozuklukları, mide bağırsak problemlerinin çözümünde yardımcı olduğa dikkat çekilmiştir. Daha sonraları 1997 Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından onaylanan bildiride ise baş ağrısı, adet problemleri, ortopedik problemler, fibromyalji, myofasial ağrı, osteoartrit, bel ağrısı, kapalı tünel sendromu, astım, inmeli hastalıkların rehabilitasyonuna da yardımcı olabileceğini  göstermiştir.

Problem ne olursa olsun tedavide amaç dengeli, sağlıklı mutlu, huzurlu bir yaşamdır.