Tesla: Elektrik ve Elektroniğin Hakkı Yenen Mucidi

Tesla: Elektrik ve Elektroniğin Hakkı Yenen Mucidi

1910’ların başında bir gün cebinde ufak bir cihaz olan orta yaşlı bir adam New York’un Wall Street’inde tamamlanmamış çelik konstrüksiyon hâlinde bulunan bir inşaata girdi.

p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 11.0px; font: 71.0px Helvetica} p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 11.0px; font: 9.5px 'Times New Roman'} p.p3 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 11.0px; font: 9.5px 'Times New Roman'; min-height: 10.0px} span.s1 {letter-spacing: -0.2px}

C

ihazını çelik kirişlerden birine bağladı. Cihaz çalıştıktan az sonra çelik yapı gıcırdamaya ve sallanmaya başladı. Sallantı öyle bir hâl almıştı ki, inşaat işçileri panik içinde en alt kata koşuşturdular. Az sonra polis de gelince adam cihazı cebine koydu ve binadan ayrıldı. Görgü tanıkları, sallantının on dakika daha sürmesi durumda binanın çökeceğini söylüyorlardı. İnsanlığı ilgilendiren çok önemli buluşlara imza attığı halde ismi bilim dünyası tarafından adeta aforoz edilerek hakkı yenilecek olan bu kişinin adı NİKOLA TESLA’dır. 1856’da Avusturya-Macaristan vatandaşı olarak Hırvatistan’da doğan Tesla, Graz’daki Bilim Akademisi’nde fizik, mekanik ve matematik okudu. 1884 yılında ABD’ye göç etti ve Thomas Edison’un yanında çalışmaya başladı. Edison, o sıralar doğru akım üzerinde çalışıyordu. Ancak doğru akımın pratikte evlerde ve sanayide kullanılmasının teknik olarak uygun olmaması, Tesla’yı alternatif akım gibi başka bir elektrik gücünü araştırmaya itti. Nikola Tesla’nın birbirinden ilginç buluş ve araştırmaları da böylece art arda sürdü. Bu bağlamda günümüzde çok  bilinmese de; Niagara Şelalesi üzerinde kurulan dünyanın ilk hidroelektrik santralinin üzerindeki imza Tesla’nındır. Tesla otomobillerde kullanılan ilk takometreyi de icat etmiştir. Çalışmalarını ABD’de sürdüren Tesla, Westinghouse firması ile anlaşıp elektrik üretimine başladı. Sanayici J.P.Morgan’ın desteği ile bir anlamda bedava sayılabilecek ve yeryüzü çevresindeki iyonosfer ve ether tabakalarından elde edilebilecek enerji ile bütün dünyaya, kablosuz yayın ile telefon ve telgraf hizmeti verecek sistem üzerinde çalıştı. Ancak sonradan enerjinin bedava alınacağını ve elindeki diğer enerji kaynaklarının para etmeyeceğini düşünen Morgan, Tesla’dan desteğini çekti ve Tesla hem mali sıkıntıya girdi, hem de kendisinden bütün dünyada “çatlak” diye söz edilmeye başlandı. Halbuki Marconi tarafından icat edildiği söylenen radyoyu Tesla, Marconi’den on yıl önce tescil ettirmiş ve patentini almıştı. Nitekim bu buluşu, öldüğü 1943 yılında ABD Yüksek Mahkemesi tarafından kabul edildi. Yine Tesla, Birinci Dünya Savaşı esnasında Alman denizaltılarının yerini saptamak için radar dalgalarını bulmuşsa da zamanın Amerikan Deniz Kuvvetlerine bu öneri saçma geldiği için, radar cihazının resmî olarak devreye girmesi 25 yıl gecikmiş oldu.


TESLA’nın buluşları bunlarla da kalmamıştır.


İkinci Körfez Savaşı sürerken CNN Televizyonu’nun canlı yayını esnasında yaşanan bir olay, konuyla ilgilenen uzmanları uzun süre meşgul etmişti. Bir CNN muhabiri Irak’ta bir beton sığınağın önünde çekim yaparken, atom bombasına bile dayanabilecek bir yapıda olan sığınağın üzerinde kenarlarında garip cihazlar olan bir Amerikan helikopteri 30 saniye kadar asılı kaldı.Yayında helikopterin motor gürültüsünden başka bir şey duyulmuyordu. Hava, ses ve titreşim geçirmeyen Alman malı sığınağın kapısı aniden açıldı ve ellerini havaya kaldırmış olan Iraklı askerler gülümseyen yüz ifadeleriyle göründüler.


Nikola Tesla’nın 100 yıl önce bulduğu prensiplerle çalışan bu elektronik silah sistemi anlaşılan bugün birçok alana uyarlanabiliyor. Bundan 100 yıl kadar önce koca bir mahalleyi sallayabilen, uzaktan kumandalı taşıt aracı geliştirmiş olan veya atmosferden elde ettiği enerjiyle bedava cihaz çalıştırabilen Tesla’nın buluşları, bugün eğer tek bir gücün elinde olursa ve daha da geliştirilip yaygınlaştırılırsa, dünyada yeni bir kölelik devri başlayabilir, korkusunu yaşayanlar da var. Biz onların bu kaygılarının birer vehimden ibaret kalmasını dileyerek yine Tesla’nın buluşlarına dönelim.


Tesla’nın üzerinde çalışmış olduğu ultra kısa dalga ve ELF dalgalı cihazların 2000 km öteden insanları etkileyebileceği, bulantı ve  kusmaya yol açarak onların yön belirleme yetilerini etkileyeceği söyleniyor. Yine bunların yaydıkları elektromanyetik dalgaların “kitle imha silahları”nı kullanmadan düşmanın elektronik sistemini felç edebileceği iddia ediliyor, Yine, Tesla’nın prensibiyle Amerikalı Albay T.E.Bearden, Fizikçi Sidney Hurwits ve G.Obelensky, buldukları bir cihazla 300 m yarıçapındaki bir alanda bulunan metallarin yoğunluklarını ciddi oranda artırabilmişlerdir .Böylelikle düşman mühimmatının yoğunluğunu değiştirip birkaç misli ağırlaştırmak ve mühimmatı hedefe gitmeden patlatmak mümkün olabilmektedir. Bu konu füzesavar sistemleri için büyük önem taşıyacaktır.


Bu günlerde Rusya’da süren aşırı sıcakların, Amerikalıların Alaska’daki Gakona üssünde zaman zaman denedikleri HAARP Projesi’nin uygulamaya sokulması nedeniyle oluştuğu konusunda spekülatif bir söylenti de mevcuttur. Proje, “iletişim ve gözetim sistemlerine alternatif oluşturabilecek iyonosferik süreçleri anlamak, taklit ve kontrol etmek” için tasarlanmıştır. HAARP Projesi şu neticelere ulaşabilmek için iyonosfere 3.6 Gigawatt gücünde yüksek frekansta efektif güç salmaya yöneliyor: Bunlar özetle;



-Batık denizaltılarla iletişim kurabilmek için aşırı düşük frekanslı dalgalar (ELF) üretmek;


-Doğal iyonosferik süreçleri tanımlayıp karakterize ederek onları hafifletmek ve kontrol etmek için jeo-fiziksel sondaları yönetmek;


-Büyük miktarda yüksek frekanslı enerjileri odaklayabilmek için iyonosferik lensler üretmek, böylece potansiyel olarak ABD Savunma Bakanlığı yararına kullanılabilecek tetikleyici iyonosferik süreçler oluşturmak,


Bunların yanı sıra, HAARP Projesi için 1 milyar kilowattan daha fazla enerjiyi atmosferin üst katmanlarına yaymak için dizayn edilmiş güçlü bir verici inşa edildiği de söylenmektedir. Bu bağlamda üzerinde çalışılan “HAARP projesi”, İyonosfer’i ısıtarak uyduların mikro dalga vericilerini bozacak ve yerkürenin büyük bir bölümünün üzerinde haberleşme iletişiminin bozulmasına yol açacaktır. Böylelikle yapay olarak ısıtılmış olan geniş miktardaki güneş ışığının rahatlıkla yerkürenin seçilmiş bölümlerine odaklanması mümkün olabileceği de varsayılmaktadır.


İşte kendisine “Elektriğin, Elektroniğin Babası” denen Tesla’nın fikirleri temel alınarak bu günlerde Ruslarca hava sıcaklıkları nedeniyle yeniden gündeme getirilen HAARP projesi, Amerikalılarca Alaska’daki HAARP merkezinde yürütülmektedir. Alaska’da şu anda, yüksek frekansta radyo sinyali yayımlayabilen toplam 48 adet anten bulunmaktadır. Yine geçmişte ve günümüzde hâlâ bir spekülasyon olarak kabul edilen bir başka husus da Nikola Tesla’nın insanlığın yararına olduğunu savunduğu en önemli iddiası, önceden deprem yaratarak, kontrollü olarak daha büyük olası depremlerin enerjisini boşaltma çalışmasıdır.


Bilim ve bilim adamlığı, vizyon sahibi olup buna inanmak demektir. Tesla’nın bu konuda çok ciddi çalışmaları inanarak ele almış ve denemiş olduğu gerçeği birçok buluşuyla kanıtlanmıştır. Bedava denebilecek enerji kaynağını da keşfetmiş olma ihtimali ise onun küresel sermaye tarafından aforoz edilmesi ve deli olarak tanıtılmasına neden olmuştur. Tesla’nın buluşlarının dünyamızı ve geleceğimizi daha hangi ölçülerde etkileyebileceği ise ancak önümüzdeki süreçte ortaya çıkacaktır.