Seçilme Yaşı

Seçilme Yaşı

Parlamentonun saygınlığı gerek ülkenin geleceği, gerek ülkenin olumlu tanıtımı anlamında çok önemlidir. Bu bağlamda parlamento üyesi olacak kişilerin, gerek bilgi birikimleri gerek yaşam tarzları ve gerekse kişilik yönünden olgunlukları önemlidir.

p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 11.0px; font: 86.5px Helvetica} p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 11.0px; font: 9.5px 'Times New Roman'} p.p3 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 11.0px; font: 9.5px 'Times New Roman'; min-height: 10.0px} p.p4 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 11.0px Helvetica} p.p5 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 18.0px; text-align: justify; text-indent: -18.0px; line-height: 11.0px; font: 9.5px 'Times New Roman'} span.s1 {vertical-align: 10.0px; letter-spacing: -0.2px} span.s2 {letter-spacing: -0.2px} span.s3 {letter-spacing: -0.2px; color: #dc3835} span.s4 {letter-spacing: -0.2px; color: #9ba54f} span.s5 {letter-spacing: -0.2px; color: #e98932} span.s6 {letter-spacing: -0.2px; color: #1e517e} span.s7 {letter-spacing: -0.2px; color: #fff100}

B

u düşünceler ışığında dünyadaki birçok ülkede yasama ve yürütme organlarının daha nitelikli bir şekilde temsil edilebilmesi ve çeşitli düşünceleri bir arada barındırabilmesi amacıyla seçilme yaşı açısından farklı yaş oranları öngörülmüştür.


Gelişmiş demokrasilerde genelde seçilme yaşı düşükken, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde seçilme yaşının yükseltildiği görülmektedir. Bugün ise demokrasinin gelişimi adına çeşitli ülkelerde seçilme yaşı, seçme yaşına eşitlenmiş, seçme ve seçilme hakkı için 30 yaşın altı tercih edilmiştir. Birçok ülkede seçilebilme yaşı 18’dir.  


Bunun dışında, sadece iki meclisli ülkelerde, meclislerden biri için yüksek yaş şartı aranırken tek meclisli parlamentoya sahip olmasına rağmen çok az ülkede seçilme yaşı 30’ dur. 


Buna örnek olarak Mısır ve Kuvey’i gösterebiliriz. Bugün ülkemizde gençleri meclise taşıyacak bir anayasa değişikliği kapsamında,  ülkenin genç nüfusunun hem yönetime hem de siyasete daha etkin katılabilmesi için seçilme yaşının 18 olması yolunda çalışmalar yapılmaktadır.  


SEÇİLME YAŞINA GÖRE ÜLKELER 

Seçilme yaşı ülkeler arasında çeşitlilik göstermektedir. Her ülke aynı yaşayış biçimine sahip olmadığından  seçilme yaşlarının farklı olması son derece normaldir. Ülkedeki insanların yaşayış biçimi, kültürü ve kişilerin sosyalizasyon süreci dikkate alınarak seçilme yaşı belirlenmelidir.

Bu farklılıklara göre  ülkeleri incelersek; 

Almanya, 

Avusturya, 

Avustralya, 

Brezilya, 

Kanada, 

Danimarka, 

Finlandiya, 

Güney Amerika, 

Hollanda, 

İngiltere, 

İspanya, 

İsveç, 

İsviçre, 

Hırvatistan, 

Macaristan, 

Norveç, 

Portekiz, 

Sırbistan, 

Yeni Zelanda  da seçilme yaşı

18 olarak belirlenmiştir. 


Belçika, 

Estonya, 

İrlanda, 

Lüksemburg, 

Meksika, 

Endonezya, 

İran, 

Venezuela, 

Polonya, 

Kırgızistan, 

Slovakya, 

Şili, 

Ukrayna ülkelerinde ise  seçilme yaşı 21’dir. 

Sadece Fransa da seçilme yaşı 23 olup. 


ABD, 

İtalya, 

Japonya, 

Litvanya, 

Yunanistan, 

Türkiye ve Azerbaycan’da seçilme yaşı  25’dir.  


Kuveyt, Mısır, Nijerya da ise  seçilme yaşı 30’dur.


TÜRKİYE DE SEÇME VE SEÇİLME YAŞI 

1924 yılında yapılan anayasal çalışmalar doğrultusunda ülkemizde seçmen yaşı 22, seçilebilme yaşı ise 30 olarak, 1961 Anayasası ile de seçmen  yaşı 21, seçilebilme yaşı ise 30 olarak belirlenmiştir. Daha sonra 1982 Anayasasında 2006 yılında yapılan değişiklikle seçilme yaşı 25 1987 yılında 20, 1995 yılında ise seçme yaşı 18’e indirilmiştir. Bugün birçok ülkede seçilebilme yaşı 18’dir.  Böylelikle ülkemizdeki gençlerin de ülkelerinin karar merkezinde yerlerini almış, çağdaş dünyadaki yaşıtlarıyla aynı seçme hakkına sahip olmuşlardır. Ancak günümüzde seçilme yaşının seçme yaşına eşitlenmesine yönelik bir eğilim  görülmekte olup bu noktadaki ana hedef demokrasinin gelişimi olarak gösterilmekte ve 25 olan seçilme yaşının 18’e indirilmesi düşünülmektedir. Bu noktada elbette eğer bir kişi 18 yaşında bir birey olarak kabul edilip her türlü cezai sorumluluklara, hukuki haklara sahip oluyor, reşit sayılarak evlenebiliyor, borç alıp verebiliyorsa elbette seçilme hakkına da sahip olabilmeli diye düşünülebilir. Hatta 18 yaşında bu özelliklere sahip, üstelik de seçmen olabiliyorsa seçilme hakkına ancak 25 yaşını bitirince kavuşacak olması bir çelişkidir diye de düşünülebilir. 18 yaşında reşit kabul ettiğimiz ve birçok yükümlülükle baş başa bıraktığımız gençliğin, özellikle siyaset noktasında sorumluluk almak için 25 yaşını doldurmuş olmaları şartını ciddi bir adaletsizlik olarak  düşünenlerimiz de çoğunluktadır. Bence 18 yaşın seçme yaşı olması başka, 18 yaşında birini seçip meclise göndermek başka bir şeydir. Bu nedenle de seçme yaşı  ile seçilme yaşının farklı oluşu bence doğru bir karardır. 


Çünkü bizim aile kurumumuz ne kadar çağdaş olursa olsun, korumacı bir yapıya sahiptir. Bu noktada seçilmekten önce düşünülmesi gereken  kişinin sorumluluk alabilecek durumda olup olmadığıdır. Çünkü insanın gençken sorumluluk alabilmesi özellikle bizim ülkemizdeki çocuk gelişimini dikkate alırsak pek de mümkün görülmemektedir. Avrupa ülkelerini baz alırsak, bizim çocuklarımıza sorumluluk vermemiz  pek de  kolay değildir. Bu bağlamda ülkemizde yaşayan gençlerin idealist fikirleri yoğun yaşamalarına rağmen ne yazık ki sorumluluk bilinci yeteri kadar gelişmemiştir. Milleti temsil etmek adına gerçekleştirilen bu seçimlerde ciddi bir sorumluluk alındığının farkında olunması son derece önemlidir. Seçilme konusuyla ilgili üzerinde konuşulması gereken bir başka husus da eğitimdir. Seçilme yeterliliği için her ne kadar lisans mezuniyeti istenmese de halkı temsil edecek olan adayların belli bir eğitim düzeyinde olması gerektiğini düşünüyorum. 


Bu durum eğitim düzeyini yaş ile ilişkili hâle getiriyor. Türkiye’de lisans eğitimini tamamlamış bireyin yaşı 22 ile 23 arasındadır. Lisans eğitimini tamamlamak, bireyin kendi alanında yeterli bilgi düzeyine ulaşmasını sağlar. Bu eğitim süreci içerisinde bireyin ufku genişler, olaylara farklı açılardan bakabilme yetisi gelişir. Bu yüzden donanımlı milletvekili için eğitim düzeyi önemlidir. Henüz gelişme çağında olan gençlerin karakterleri tam olarak oturmadığından, siyaset gibi birikim, donanım ve sorumluluk isteyen ciddi bir işe kalkışmaları hem kendi zararlarına hem de seçmenlerin zararına olabilir.


p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 11.0px Helvetica} p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 11.0px; font: 9.5px 'Times New Roman'} p.p3 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 11.0px; font: 9.5px 'Times New Roman'; min-height: 10.0px} span.s1 {letter-spacing: -0.2px}

Tabii ki ülkemizin genç düşüncelere ve fikirlere ihtiyacı var. Bu, göz ardı edilemez. Fakat göz ardı edilmemesi gereken diğer hususlar daha ağır basmaktadır. 18 yaş ile 25 yaş arasında kişinin olgunlaşması açısından önemli bir fark vardır. Siyaset alanı, sorunlara çözüm odaklı ve soğukkanlılıkla yaklaşmayı, fevri hareketlerden kaçınmayı, durum değerlendirmesi yapılırken olaylara, olgulara geniş bir perspektiften bakabilme yetisini gerektiren ciddi bir platform olmalıdır. Halk, kendi sorunlarının farkındalığına ve bilincine ulaştığında, seçim yoluyla parlamentoya gönderdiği temsilcileri eliyle bu sorunların çözülebileceğine inanmalıdır. Seçmen kitleleri bu inancı yitirdiğinde, içeriden ya da dışarıdan hiçbir payanda ile demokrasiye ayakta tutmak mümkün olmaz.